Dün gece Atatürk geldi penceremden, sabaha kadar birlikte şarkı söyledik, dans ettik…

Bizimki biraz daha küçükken derdi ki, biz iyi geceler deyip gidince, Atatürk geliyormuş pencereden, sabaha kadar şarkı söyleyip dans ediyorlarmış, sabah olunca da gidiyormuş. 🙂

Rüyalarında çocuklar en sevdiklerini, onları en çok etkileyenleri görürler ya, belli ki Atatürk’ü seven bir çocuğun ebeveyniyiz! Biz Atatürk’ü seven ailelerde ve okullarda büyüdük, ne mutlu ki şimdi kızımız da öyle…

Ama bir yanılgım varmış: ben kendimi Atatürk’ü severek büyüyen bir nesil içindeyim sanıyordum, öğrendim ki, biz o nesil içinde sadece bir grupmuşuz. Batıya bakarak ama kendi değerlerine sahip çıkan anne – babaların yetiştirdiği bir grupmuş bizimki. Bugün olan bitene baktığımda bu grubun sandığım kadar büyük olmadığını üzülerek görüyorum.

Benim annem de, babam da Anadolu’daki bir küçük kasabada doğduğu halde, Atatürk’ün gavur olduğunu hiç duymadım bizim sülalede! Devrimler gelenek ve göreneklerimizle hiç çelişmedi, dedelerim şapkalarını takmıştılar, büyükanneler başörtülerini…

Anne-babamın kasabasında ortaokul ve sonrası olmadığından ikisi de büyük şehirdeki akrabalarını yanlarında, rica, minnet ve fedakarlıklarla okumuş, eğitimlerine devam etmişler… Atatürk’ün açtığı yolda ilerlemişler. O gün için eğitimli azınlık olmuşlar. Belli ki Atatürk sevgisi onlara o dönemde ekilmiş.

Ne mutlu ki eğitilmişler, biz eğitildik, umarım en iyi şekilde eğitebiliriz yavrularımızı…

Zira, eğitim, ekonomi ve özgürlük birlikte ilerliyor. Eğitimin olmadığı yerlere düşmanlık, nifak ve sadaka ekonomisi giriyor. Çocuklarımız ve geleceğimizi Allah cehaletten, açlıktan ve bağımlılıktan korusun!

Biz çocukken bayramlara gider, Kurtuluş Savaşı’mızın sembolü gazilerle duygulanır, askerlerle gurur duyardık. Bir Cumhuriyet kadını ve öğretmeni olan annem hala bayramlara gider ve coşkuyla marş söyler; eskiden bizimleydi, şimdi torunlarıyla…

Bugün kızımız da o sevgi ile büyüdüğünden seviyor Atatürk’ü… 10 Kasım’da Atatürk albümü hazırlarken Atatürk’ün iki resmini albüme koymaya kıyamadı, kendisine ayırdı. 🙂

Sevgi ve saygı, sevilene daha çok özellik yüklenebildiğinde büyüyor. Biz de, Atatürk sevgisi için ve bu sevgi ile Selanik’e gittik, o da sonraki yazıda…

Not: Kızımın gece ziyaretçisi sadece Atatürk değil, bir de Barış Manço gelirmiş. Atatürk, Barış Manço ve kızım sabaha kadar şarkı söyleyip dans ediyorlarmış, sabah olunca da giderlermiş. 🙂

Öneri: Atatürk sevgisi 10 Kasım’a ait bir sevgi değil. Bugün hala aksini isteyenlerin ve uygulayanların olduğu dikkate alınırsa, toplumun yarısını oluşturan kadınlar için sağladığı eğitim ve eşitlik hakkı bile Atatürk’ü sevmemize yeter!

Reklamlar
Bu yazı Yaşam içinde yayınlandı ve , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s